İnternet dünya çapında bir bilgisayar ağları sistemidir. Ağlardan oluşan bir bilgisayar ağıdır ve dünyanın herhangi bir yerinde, İnternete bağlı bir bilgisayarın başına oturan bir kullanıcı, eğer izni varsa, dünyanın öbür ucundaki bir bilgisayara erişebilir. Hatta bazen diğer bilgisayarlardaki
kullanıcılarla konuşma imkanı sağlamaktadır.
İNTERNETİN TARİHÇESİ
Internet bir yerde ABD ve SSCB arasındaki soğuk savaş ve çekişmenin ürünüdür. SSCB nin ilk uyduyu atmasından sonra 1962 yılında Amerika da ARPA (Advanced Research Projects Agency - İleri Araştırma Projeleri Ajansı) kuruldu ve bir bilgisayar ağı oluşturmak için ilk adımlar atıldı. 1965 yılında
mevcut telefon hattının yetersizlikleri çözüldü ve Berkeley ile MIT üniversitelerinin bilgisayarları arasında ilk kez telefon hattı üzerinden iletişim sağlandı. Böylece ilk geniş alan ağı (WAN - wide area network) uygulaması gerçekleştirilmiş oldu. 1968 yılında ayrı yapılardaki bilgisayarların anlaşabilmeleri
için ortak bir protokol oluşturma çalışmaları tamamlandı. Veriler paketler halinde gönderilecekti. Böylece hem verilerin değişik hatlar üzerinden gidebilmeleri yani iletişim esnekliği sağlanacaktı, hem de hatlara kulak misafiri olmak zorlaşacaktı. 1969 aralık ayında, Santa Barbara ve Utahtaki araştırma merkezlerinde bulunan iki bilgisayarın daha katılımıyla, yalnızca dört bilgisayarı birbirine bağlayan
ARPANet oluşturuldu. ARPANetin kuruluş amacı kendi üniversitesindeki bir bilgisayarda araştırma yapan bir kullanıcının diğer üniversitelerdeki bilgisayarlara da erişip onlardaki bilgileri kullanabilmesine veya uzaktan bağlanarak onlarda da program çalıştırabilmesine olanak vermekti. Kurulan ağ yapısında merkezi bir bilgisayar yoktu ve bir bilgisayardan gönderilen ileti, hedeflenen bilgisayara bir çok
ayrı yol üzerinden ulaşabiliyordu. Bunun en büyük yararı ise, savaş ya da felaket durumunda ağın bir bölümü çökse bile, diğer bölümünün çalışmayı sürdürebilmesiydi. Özellikle ülke güvenliğini sağlamak ön plana çıkıyordu. ARPANet 1971 yılına gelindiğinde 23 bilgisayarı kapsıyordu. Büyük bölümü ABD nin
askeri bütçesinden finanse ediliyordu ve bilgisayarlar kiralık hatlar aracılığıyla birbirlerine ulaşıyordu. 1972 yılında ilk e-mektup gönderildi. E-mektupta kullanılan "@" işaretinin öyküsünü ise bu yazının devamında okuyabilirsiniz... 1974 yılında da bugün Internetin temel protokolü olan TCP/IP
(Transmission Control Protocol / Internet Protocol - Gönderme Denetleme Protokolü / Ağlararası Protokol) yazıldı. ARPANet Amerikanın ayrı yerlerinde olan akademisyenlerin ve araştırmacıların birbirlerine ileti ve dosya göndermelerini ya da uzaktaki bir bilgisayara bağlanıp çalışmalarını sağlayan
ideal bir sistemdi. 1975 yılında, ABD Savunma Bakanlığının iletişim gereksinimlerini daha iyi karşılamak amacıyla Savunma İletişimi Ajansı ARPANetin yönetimini ele aldığında, bilgisayar ağı üzerindeki trafik artmayı sürdürdü. Ancak kullanıcıların çoğunu askeri personel değil, meslektaşlarıyla iletişim kuran akademisyenler yani siviller oluşturuyordu. Sonunda ARPANet ikiye bölündü. 1980lerin ortalarında
araştırma yönelimli kısmı ARPANet olarak kalırken, askeri kısmı MILNET adını aldı. Bu iki ağ birbirlerine bağlıydı ve aralarındaki bu bağ DARPA Internet (Defence Advanced Research Agency - Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı) olarak adlandırıldı. Sonra da kısaca Internet oldu. ALTERNATİF AĞLARIN ORATAYA ÇIKIŞI ARPANete erişim yalnızca savunmaya yönelik üniversitelerle sınırlıydı. Bunun
dışında bırakılanlar tarafından BITNET (Because Its Time Network - Çünkü Artık Zamanı Ağı) ve CSNET (Computer Science Network - Bilgisayar Bilimleri Ağı) oluşturuldu. Bunlar da Amerikadaki akademisyenleri ve araştırma merkezlerini birbirlerine bağlıyordu. Türkiyede de 1993 yılının sonunda
Internetin gelmesinden önce BITNET bağlantısı vardı. Avrupada da İngiltere, İskandinav ülkeleri ve Hollandadaki bilgisayar ağları birleştirildi. 1984 yılında bir yerde BITNETin Avrupa çeşidi olan EARN (European Academic and Research Network - Avrupa Akademi ve Araştırma Ağı) ortaya çıktı.
1991 yılında özel bilgisayarların da Internete bağlanmasına izin verildi. Sonunda diğer tüm ağların da Internetin içinde yer almasıyla, bugünkü yapı oluştu.
İNTERNETİN OMURGASI
1986 yılında 56 Kbpslık modemler aracılığıyla (şimdi neredeyse olmazsa olmaz dense de, o zamanlar için müthiş bir hızdı) Amerikadaki gelişmiş bilgisayar merkezleri birbirlerine bağlandı ve Internetin Amerikadaki omurgası oluşturuldu. Bu omurga bir bilgi otoyolu olarak da düşünülebilir. Bilgi buradan orta büyüklükteki yerel ağlara, ya da Internet servis sağlayıcılara, oradan da kullanıcılara ulaşır.
Türkiyedeki ağın omurgasının nasıl olduğunu merak ediyorsanız, bunu gösteren bir resmi TR-NETin sitesinde bulabilirsiniz. WORLD WIDE WEB (WWW) WWWin ortaya çıkması 1991 yılına dayanıyor. Ancak 1993 yılında, NCSAde Mark Andraseen tarafından Mosaic göstericisinin yazılmasıyla
işlerlik kazandı ve yayılmaya başladı. Internetin Türkiyeye gelmesi de 1993 yılında oldu.Herkes ozamanlar Mosaic kullanıyordu. Türkiyedeki tüm Internet sunucularının (www, ftp, gopher...) listesi bir sayfaya sığıyordu. Şimdi ise ODTÜ bununla baş edemediği için, Internet sunucularını listeleme
işini TR-NET e devretmiş.
ÖZET
Özetlersek, 1960ların başında ABD Savunma Bakanlığı bünyesine kurulmuş olan ARPANet, zaman içinde sivillerin kullandığı Internete dönüştü. Bugün Internet dünya üzerindeki yüz milyonlarca kullanıcının bağlı olduğu, kamuya açık, ortaklaşa çalışılan ve kendi kendini yöneten bir sistemdir. Fiziksel olarak olağan iletişim için kullanılan telefon ve uydu hatları üzerinde çalışmaktadır. Teknik olarak ayırt
edici özelliği ise TCP/IP (Transmission Control Protocol / Internet Protocol - Gönderme Denetleme Protokolü / Internet Protokolü) diye adlandırılan standart bir protokoller topluluğundan oluşmasıdır. Internete bağlı tüm bilgisayarlar üzerinde bu protokolün içerdiği programlar kuruludur.
@ İŞARETİ NERDEN ÇIKMIŞ ?
İngilizce at olarak okunan ve Türkçede -de, -da eki anlamına gelen @ e-mektup adreslerinde kullanıcı adını, bilgisayarın adından ayırmak için kullanılır. Belki de Amerikada kullanılan daktilolardaki standart karakterlerden biri olduğu için, ASCII (American Standard Code for Information Interchange - Bilgi Değişimi için Amerikan Standart Kodu) kümesine dahil edilmiştir. ASCII kümesi neredeyse tüm bilgisayarlarda bizim kullandığımız harfler, sayılar, noktalama imleri ve diğer karakterleri bilgisayarın anlayacağı sayısal kodlara dönüştürmek için kullanılmaktadır. 1972 haziranında, dosya aktarma protokolünün (FTP) özellikleri belirlenirken, birisi Ray Tomlinson tarafından yazılmış olan e-mektup programlarının da bu projeye dahil edilmesini önerdi. Bu kişi ARPANet projesinde uzman olarak çalışıyordu ve kullanıcı adıyla, kullanıcının bağlı olduğu bilgisayarın adını birbirlerinden ayırmak için bir işarete gereksinim duymuştu. Hiçbir durumda, kullanıcının adının içinde yer almayacak bir karaktere gerek vardı. Önünde duran klavyeye baktı, harfler ve sayılar dışında kalan bir düzine kadar noktalama imi içinden @ işaretini seçti. Bu konuda Ray Tomlinson aynen şöyle demiştir: "E-mektup programını ilk önce ben yazmıştım ve istediğim işareti seçmek de bana düştü..." Ve büyük bir olasılıkla bu seçimi yaparken, @ işaretine bütün dünyada
kullanılacak bir anlam yüklediğinden habersizdi...